Her zaman yazmanın aslında faydasının olmayacağını bildiğim halde yine de yazıyorum.
Aslında Türkiye’nin değil Dünyanın neresine giderseniz gidin, ilâ karşınıza bir veya bir kaç dilenci çıkabilir. Dilenci kendisine meslek edindiği, bu alışkanlığını bırakmaz.
Türkiye ve Dünyadaki Dilenciler bizi ilgilendirmiyor, bizi Tatvan’da bulunan dilenciler ve çadırcılar ilgilendiriyor. Maşallah adımını atığın an önünde bir dilenci. Günde ortalama elli- yüz dilenci görmek mümkün. Neden Tatvan çünkü kendilerine engel olacak, birileri yok ondan? Ne Belediye müdahale ediyor, ne de bizler.
Kimsenin kimseye karışmadığı bir ortam da DİLENCİ CENNETİ çıkar karşınıza.
Kim bu dilenciler, nereden gelirler, neden Tatvan’ı mesken tutarlar? Çözmüş değilim. Çözdüğüm tek şey meydanın dilencilere bırakılmasıdır!...
Güneydoğu ve Çukurova ’da aşırı sıcaklar başladı, çadırını ve bohçasını alan Tatvan sınırlarına yerleşiyor. Ardından bu yıl duymadım ama, eyvah filan mahallede, filan kesin evinden bu kadar altın, para çalınmış VS. Düş peşine bulasın.
Güvenlik Güçlerimiz zaman zaman bu ve bunun gibi sıkıntıları yaşıyorlar, bahsettiğim sıkıntıları yaşamamaları için, önceden tedbir alıp, çadırcıları mümkün olduğunca bölgeye sokmamalıdır bence.
Çadırcılar ve dilenciler engellenirse, inanıyorum ki bir çok sorun da kendiliğinden ortadan kalkmış olur.
Duygusal halkımızın ve turizm cenneti memleketimizin, dilencilerden kurtarılması dileğiyle!...