Güroymak ilçemizde yaşarken, kaçtığı İstanbul'da töre cinayetine kurban giden Güldünya Tören adına, Bitlis'te kurulan ''Güldünya Bitlis Kadın Derneği'', güç koşullara rağmen kentte faaliyetlerini sürdürüyor.
Güldünya Bitlis Kadın Derneği Başkanı Birsen Yaşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, töre cinayetlerinin son bulmasını umarak kurdukları derneğin faaliyetlerini yürütürken, onlarca farklı sorunla karşılaştıklarını söyledi.
Derneği kurmadan önce Bitlis, Van, Hakkari ve Muş illerinde, kadın insan hakları eğitimi adında verilen bir projeye katıldıklarını anımsatan Yaşar, şöyle konuştu:
''Verilen eğitime Bitlis'ten en az 15 kadınla katılmamız gerekiyordu. Ben 17 kişi topladım. İlk 3,5 eğitim aldık. Eğitimin ardından Bitlis'te bir kadın örgütü oluşturmak istedik. Çünkü burada kadınlar çok büyük haksızlıklarla karşı karşıya kalıyor. Biz de Bitlis'te bir kadın derneği oluşturalım ve kadınların ihtiyaçları doğrultusunda onlara yardımcı olalım istedik ve Güldünya Bitlis Kadın Derneğini kurduk.''
Derneğe töre cinayetiyle öldürülen ''Güldünya Tören''in adını verdiklerini belirten Yaşar, bu isimle töre ve namus cinayetlerine karşı durmayı amaçladıklarını ifade etti.
Derneğin adının bile kaygı yaratmaya yettiğini savunan Birsen Yaşar, şöyle konuştu:
''Bir daha başka Güldünyalar olmasın istedik. Töre cinayetlerine engel olamasak da bunları asgari düzeye indirmeyi hedefliyoruz. Ancak derneğe bu ismi verirken bile bazı engellerle karşılaştık. Ailelerimiz bu faaliyetlerde yer almamamızı istedi. Birçok kişi 'Güldünya'nın ailesinden tehdit alırsın, Güldünya sanki iyi bir şey mi yapmış? Dernek genç kızların örnek alabileceği başka bir kişinin adına olabilirdi' gibi yorumlarda bulundu. Fakat bizler net bir tavır sergiledik ve derneği kurduk. Bu gibi sorunlar hala devam ediyor. Fakat biz dernek olarak bunları aştık ve biz buyuz dedik.''
İlde kadınlara yönelik hiçbir sosyal ve kültürel faaliyetin yapılmadığını, buna rağmen kadınların hala derneğe gelmeye cesaret edemediğini anlatan Yaşar, birçok kadının eşi tarafından şiddete maruz kaldığını ifade etti.
Birsen Yaşar, ''Kadınlar bize telefon açıyor. Derneğe gelemediklerini söylüyorlar. Kadınlar burada sadece eşinden korkmuyor. Ailenin bütün bireylerinden korkuyor. Burada kadınlar evlendiğinde sadece eşiyle değil, bütün aşiretle evlenmiş gibi oluyor'' dedi.
İlçelere yeteri kadar gidip gelemediklerini, Bitlis'e bağlı tüm ilçelerde şubeler açmak istediklerini, böylece kırsal kesimde yaşanan sorunları daha çabuk tespit etme olanağını bulacaklarını kaydeden Yaşar, ''Ayın 20'inde genel kurul toplantımız var. Kurul toplantısından sonra ilçelerde şube açabiliriz'' dedi.
Bitlis merkezde kurdukları derneğe genelde liseli kızların başvurduğunu belirten Yaşar, şöyle konuştu:
''Kızlar ailelerine söyleyemedikleri şeyleri, gelip bize söylüyor. Bazen bizi aşan durumlarla karşılaşıyoruz. Bazen bazı kadınlar boşanmak için bize başvuruda bulunuyor. Nereye müracaat edeceklerini bilmedikleri için bu kadınlara yardımcı oluyoruz. Onları Bitlis Barosuna yönlendiriyoruz. Ayrıca Bitlis'te kadınlara yönelik şüpheli ölümler yaşanıyor. Kadın, zorla veya kendi isteğiyle biriyle ilişkiye girdiği zaman, aileler bunu çok sert karşılıyor. Bunu duyan aile bireyleri, kadınların veya kızların ölüm fermanlarını imzalıyor. Direk öldürseler öldüren kişinin hapse gireceği için bunu göze almıyorlar. Bunun için 'intihar etti' gibi başka nedenler ileri sürülüyor.''
Kentte eşi öldükten sonra kayınlarıyla evlendirilmek istenen kadınların da bulunduğunu açıklayan Yaşar, bu kadınların bazılarının derneğe başvuruda bulunduğunu, bu kadınlara yardımcı olmaya çalıştıklarını söyledi.
Dernek Başkanı Yaşar, ''Kırsalda yaşayan kadınların halinin ne olacağını bilmiyoruz. Bizim de gücümüz bir yere kadar yetiyor. Hiçbir kurum, esnaf ve halktan yardım alamıyoruz. Sadece il dışında yaşayan duyarlı vatandaşlardan yardım geliyor'' dedi.
Kadınların ayaklarının üzerinde durmaları için meslek edindirme kurslarının açılması ve kadınlara daha çok imkan tanınması gerektiğini belirten Yaşar, kadınlara verilen yardımların sorunu çözemeyeceğini belirtti.
Birsen Yaşar, ''Bunun için kadınlara uzun süreli iş yapma olanağı yaratılmalı. Biz daha çok kadınların örgütlenmesini, kendi haklarının farkına varmalarını ve bilinçlenmelerini istiyoruz. Çünkü buralarda yaşayan kadınlarımızın kendilerine hiç güveni yok'' diye konuştu.