Bitlis'te 16. yüzyılda Van beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından yaptırılan El-Aman Hanı'nın Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restore edilmesine başlandı.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü Işıkgör, yaptığı açıklamada, kente gelen bütün yerli ve yabancı turistlerin bu handa mola verme ihtiyacı duyacağını savundu.
Hanın restore edilmesinin kendileri için çok önemli olduğunu belirten Işıkgör, ''Bu han, turizmde önemli bir yer tutacak. Öte yandan tarihi dokunun korunması da turizmin çekiciliğini daha da artırır'' dedi.
Restore edilecek El-Aman Hanı'nın ileride Vakıflar Bölge Müdürlüğünce hizmet amaçlı kullanılacağını düşündüğünü belirten Işıkgör, şunları kaydetti:
''İnanıyorum ki Vakıflar Bölge Müdürlüğü de bunu turizm amaçlı kullanacaktır. Bu da turizme büyük katkı sağlayacak. Ayrıca hanın kara yolu güzergahında olması, buranın al benisini daha da artıracak. Çünkü gelen ve giden bütün yerli ve yabancı turistler orada mola verme ihtiyacı duyacak.''
Hüsnü Işıkgör, restore edilen hanın konaklama tesisi olarak kullanılabileceğini belirterek, şunları söyledi:
''Han, her türlü sosyal imkanın sağlandığı bir yer olabilir. Bu yenilikler hanın bulunduğu alana hayat ve canlılık getirecektir. Zaten Nemrut Dağı da hanın kurulduğu alandan görülüyor. Böyle bir yatırımın gündeme getirilip hayata geçirilmesi ilimiz ve kültür turizmi açısından çok önemli.''
Hanların Osmanlı döneminde iyi bir sosyal işleve sahip olduğunu vurgulayan Işıkgör, şöyle devam etti:
''Hanların en önemli özelliği İpek Yolu güzergahında kurulmaları ve insanların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak biçimde dizayn edilmeleridir. Eskiden Rahva Ovası da kış şartlarını en ağır geçtiği alanlardan biriydi. İpek yolu güzergahında bulunan Rahva Ovası, kervanların geçiş yolunda bulunuyordu. Bu nedenle burada iyi bir seçim yapılarak insanların rahat konuklaması ve güvenliğinin sağlanması için bu yol üzerinde hanlar yapılarak kervanların konaklaması sağlanmış.'' Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırılan han, Bitlis-Tatvan kara yolunun Muş kavşağına yakın bir yerde kuruldu.
Çevresinde başka bir kalıntı ve yapı bulunmayan hanın kitabesi bulunmuyor. Doğu-batı doğrultusunda uzunluğu yaklaşık 90 metre, güney-kuzey doğrultusunda genişliği 70 metre. Han, Anadolu'nun en büyük kervansaraylarından biri olma özelliğini taşıyor.
El-Aman Hanına dair Vakıflar Bölge Müdürlüğü kaynaklarında, şu notlara rastlanıyor:
''Rahva denilen yerin aylar boyunca fırtınalı olduğunu, 60-70 yıl öncesine kadar bu alandan at yahut deveyle geçmeye çalışan yolcuları düşünün. Onlardan biri de bir an için siz olun. Semerkant'tan Bosna'ya, yahut Mısır'dan Kafkaslara gitmektesiniz. Fırtına ve açlık yolunuzu kesmiş. Sıkıntıdan 'El-Aman' demişsiniz. İşte o sırada El-Aman Hanı'nın ışıklarını görüyorsunuz.
Hanın sağlam kapısı sizin için açılıyor. Bir ocak başı buluyorsunuz. Önünüze bir tas sıcak çorba geliyor. Sonra da sizin için hazırlanmış bir yatak da uyuyorsunuz. Bir iki gün orada kalıp kimseye ücret ödemiyorsunuz. Sonra size bu iyiliği yapanın yüzünü bile görmeden yola çıkıyorsunuz.
Sizi tanımadan bu hizmeti sunan kişi aslında Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa'dır. Bundan başka kendi malından birçok cami, imaret, medrese, han, hamam, köprü ve benzeri eserler yaptırarak bizlerin hizmetine sundu. Yalnız bir duamız, yalnız bir teşekkürümüz için”